Skip to content Skip to sidebar Skip to footer

Dişlerin çiğneme yüzeylerinin veya birbirine temas eden kısımlarının zamanla aşınması sürecine diş aşınması denir. Bu durumun en yaygın nedeni, dişlerin birbirine aşırı kuvvetle sürtünmesidir. Yaşlanmaya bağlı doğal bir süreç olabildiği gibi, hatalı çiğneme alışkanlıkları, sert gıdaların sürekli tüketilmesi veya diş eksiklikleri nedeniyle çiğneme yükünün belirli dişler üzerine binmesi sonucunda da oluşabilir. Dişin en sert tabakası olan mine dokusu bu süreçte incelerek altındaki daha sarımtırak ve hassas olan dentin tabakasının açığa çıkmasına neden olur.

Diş aşınmasının bir diğer önemli nedeni ise mekanik ve kimyasal etkilerin birleşimidir. Yanlış teknikle ve çok sert fırçalama (abrazyon) dişlerin boyun kısımlarında derin çentikler oluştururken, mide asidi veya asitli gıdalar (erozyon) diş minesini yumuşatarak aşınmayı hızlandırır. Aşınmış diş tedavisi planlanmadan önce, aşınmanın ana kaynağının mekanik mi yoksa kimyasal mı olduğunun belirlenmesi, tedavinin kalıcılığı açısından oldukça önemlidir.

Aşınmış Diş Tedavisi Nasıl Yapılır?

Tedavi süreci, dişlerdeki madde kaybının miktarına ve hastanın şikayetlerine göre farklılık gösterir. Başlangıç seviyesindeki aşınmalarda, diş hassasiyetini giderecek özel cilalar ve koruyucu flor uygulamaları yeterli olabilir. Ancak dişin boyu kısalmışsa ve çiğneme fonksiyonu bozulmuşsa, kaybedilen dokuları restore etmek gerekir. Bu aşamada dikey boyutu (alt ve üst çene arasındaki mesafe) yeniden hesaplayarak dişlerin eski formuna kavuşmasını sağlamak için farklı materyal kullanımı seçmemiz gerekir.

Ciddi madde kayıplarında, dişlerin üzerini tamamen örten porselen veya zirkonyum kronlar kullanılarak dişler koruma altına alınır. Bu yöntem, dişin direncini artırırken aynı zamanda estetik bir bütünlük sağlar. Aşınmış diş tedavisi sırasında sadece dişleri onarmakla kalmamalıyız bununla birlikte çene ekleminin pozisyonu ve kasların durumu da değerlendirilerek, hastanın yeni dişlerini tekrar aşındırmaması için oklüzyonu çok iyi ayarlamalıyız.

Diş Sıkma (Bruksizm) Kaynaklı Diş Aşınması Nasıl Önlenir?

Geceleri istemsizce dişleri gıcırdatmak veya gün içinde dişleri sıkmak, diş minesi üzerinde geri dönüşü olmayan hasarlar bırakır. Bu durumun önlenmesi, aşınmış diş tedavisi sürecinde önemi oldukça büyüktür. Bruksizm kaynaklı hasarları durdurmak için hastaya özel “gece plağı” veya “oklüzal splint” adı verilen şeffaf plaklar hazırlanır. Bu plaklar, dişlerin birbiriyle doğrudan temasını keserek sürtünmeyi önler ve çiğneme kaslarındaki yükü hafifletir.

Buna ek olarak, çene kaslarına uygulanan botoks işlemleri de koruyucu bir diğer yöntemdir. Masseter kasına yapılan uygulama ile kasın aşırı sıkma gücü azaltılır, böylece hem dişler korunur hem de yüzdeki kareleşmiş görüntü yumuşatılır. Diş sıkma kaynaklı aşınmaların tedavisinde multidisipliner bir yaklaşım sergilememiz gerekli, hem dişlerin restorasyonunu korumak hem de eklem sağlığını düşünmeliyiz.

Aşınmış Dişlere Kompozit Dolgu veya Lamine Yapılır mı?

Evet, aşınmanın miktarına ve dişin bulunduğu konuma göre bu yöntemler başarıyla uygulanmaktadır. Özellikle ön dişlerdeki hafif ve orta dereceli aşınmalarda, “bonding” denilen kompozit dolgu uygulamaları ile dişlerin boyu uzatılabilir ve aşınan yüzeyler kapatılabilir. Bu işlem genellikle dişten aşındırma yapmadan uygulandığı için oldukça koruyucu bir yaklaşımdır. Ancak kompozit materyallerin zamanla aşınma veya renk değiştirme potansiyeli olduğu unutulmamalıdır.

Daha kalıcı ve estetik bir çözüm arayanlar için porselen lamineler (yaprak porselen) harika bir seçenektir. Dişin sadece ön yüzeyine yapıştırılan bu ince porselenler, aşınmış diş yüzeylerini gizlerken doğal diş parlaklığını geri kazandırır. Aşınmış diş tedavisi kapsamında yapılan bu estetik dokunuşlar, hastanın gülüş tasarımıyla birlikte özgüvenini de yeniler. Eğer aşınma dişin çiğneme yüzeyindeyse, “onlay” veya “overlay” denilen porselen dolgular tercih edilerek çiğneme basıncına daha dayanıklı restorasyonlar oluşturulabilir.

Asitli İçeceklerin Diş Minesi Aşınmasına Etkisi Nedir?

Kimyasal aşınma yani erozyon, özellikle asitli içecek tüketimi yüksek olan bireylerde sıkça görülür. Gazlı içecekler, enerji içecekleri ve hatta aşırı meyve suyu tüketimi, ağız içindeki pH dengesini bozarak diş minesinin yumuşamasına neden olur. Yumuşayan mine, fırçalama veya çiğneme sırasında normalden çok daha hızlı aşınır.

Erozyona uğramış dişlerde aşınmış diş tedavisi uygulamadan önce beslenme alışkanlıklarının düzenlenmesi gerekir. Asitli içeceklerden sonra ağzı suyla çalkalamak ve hemen diş fırçalamamak (en az 30 dakika beklemek), mine dokusunun remineralize olmasına izin verir. Hekiminiz bu süreçte mineyi güçlendirecek yüksek florürlü macunlar veya özel jeller önerebilir. Kimyasal etki kontrol altına alınmazsa, yapılacak en iyi restorasyon bile altındaki diş dokusunu çözmeye devam edeceği için başarısız olabilir.

Aşınmış Diş Tedavi Edilmezse Ne Olur?

Aşınma süreci kendi haline bırakıldığında, dişlerin boyu kısalmaya devam eder ve bu durum yüz estetiğinde “yaşlı bir görünüme” yol açar; dudak köşeleri sarkar ve alt çene öne doğru çıkar. Dişin koruyucu kalkanı olan mine tamamen bittiğinde, dentin tabakası açığa çıkar ve bu tabaka çok daha hızlı aşınır. Sonuç olarak dişlerde şiddetli sıcak-soğuk hassasiyeti başlar ve dişlerin sinir dokusu (pulpa) iltihaplanarak kanal tedavisi gerektiren ağrılı süreçlere neden olabilir.

Ayrıca, diş boylarının kısalması çene eklemi (TMJ) üzerinde aşırı baskı oluşturur. Bu durum kronik baş ağrılarına, çene kilitlenmesine veya ağız açarken gelen “tık” seslerine sebebiyet verebilir. Aşınmış diş tedavisi erken dönemde yapılmadığında, dişler kırılganlaşır ve dikey boyut kaybı nedeniyle tüm ağzın tam kapasiteyle restore edilmesi (full mouth rehabilite) gerekebilir ki bu hem daha maliyetli hem de daha uzun bir süreçtir.

Diş Aşınmasına Bağlı Hassasiyet Nasıl Giderilir?

Hassasiyet, aşınmış dişlerin en yaygın semptomudur ve genellikle dentin tübüllerinin dış ortama açık hale gelmesiyle oluşur. Bu hassasiyeti gidermek için ilk adım, hassasiyet giderici diş macunları ve ağız çalkalama suları kullanmaktır. Bu ürünler, açıkta kalan sinir uçlarını tıkayarak uyaranların iletilmesini engeller. Klinik ortamında ise hekimin uyguladığı flor vernikleri veya lazerle hassasiyet tedavisi, çok daha hızlı ve etkili sonuçlar verir.

Eğer hassasiyet bu yöntemlerle geçmiyorsa, aşınmış diş tedavisi için restoratif adımlar atılmalıdır. Hassas bölgenin ince bir kompozit tabakasıyla kapatılması veya diş eti çekilmesi de eşlik ediyorsa o bölgenin dolgu ile örtülmesi ağrıyı tamamen kesebilir. Çok ileri vakalarda, geri dönüşü olmayan sinir hasarı oluşmuşsa tek çözüm kanal tedavisi uygulamaktır. Hassasiyetin süresi ve şiddeti, dişin hangi katmanına kadar aşındığının en önemli göstergesidir.

Aşınmış Diş Tedavi Fiyatları Ne Kadardır?

Tedavi maliyetleri, aşınmanın ağız içindeki yaygınlığına ve seçilen restorasyon türüne göre belirlenir. Sadece birkaç dişe yapılacak basit kompozit dolgular oldukça uygun fiyatlıyken, tüm ağzı kapsayan zirkonyum veya porselen kaplama tedavileri daha yüksek bütçeler gerektirir. Tedaviye dahil edilecek olan gece plağı, botoks uygulamaları veya varsa diş eti tedavileri de toplam maliyeti etkileyen kalemlerdir.

Aşınmış diş tedavisi fiyatları, aslında ileride oluşabilecek çok daha büyük sağlık harcamalarının önüne geçen bir koruyucu yatırım olarak görülmelidir. Erken müdahale ile sadece dolguyla kurtarılabilecek dişler, bekletildiğinde kanal tedavisi ve kaplama gerektirecek hale gelebilir. Kliniğimizde yapılan detaylı muayene sonucunda, aşınmanın derecesine göre size özel bir tedavi planı oluşturulmakta ve maliyet dökümü şeffaf bir şekilde sunulmaktadır. Dişlerinizin sağlığını ve estetiğini geri kazanmak, uzun vadede yaşam konforunuzu artıran en değerli adımdır.

 

Makaleyi Yazan Hekim: Dt. Şura Aydıngöz

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır.
Tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurmalısınız.

 

Bu sayfa: 20.07.2026 tarihinde güncellenmiştir.
Bize Ulaşın